Kedi sahiplenmek 15-20 yıllık bir karardır
Evde bakılan bir kedi çoğunlukla on beş ila yirmi yıl yaşar. Yani bugün verdiğiniz karar, hayatınızın önümüzdeki uzun bir dönemine eşlik edecek. Sahiplenmeden önce sorulması gereken soru "kedileri seviyor muyum" değil, "önümüzdeki on beş yılın planlarında bu canlıya yer var mı" olmalı.
Karar vermeden önce şu başlıkları somut olarak düşünün:
- Tatil ve seyahat: Kedi bir haftalığına yalnız bırakılamaz. Her şehir dışına çıkışınızda ya güvendiğiniz birinin eve gelip mama, su ve kum işini üstlenmesi ya da pansiyon ayarlamanız gerekir. Yılda kaç kez seyahat ettiğinizi ve bunu kimin devralacağını şimdiden netleştirin.
- Taşınma: "Evcil hayvan kabul edilmiyor" şartı kiralık ev ilanlarında sık karşınıza çıkar. Kedisi olan biri olarak ev aramanın daha zahmetli olacağını baştan hesaba katın. Taşınırken kediyi geride bırakmak bir seçenek değildir.
- İş düzeni: Vardiyalı işe geçmek ya da haftanın çoğunu evden uzakta geçirmek kedinin günlük bakımını aksatır. Böyle bir ihtimal varsa yedek planınızın kim olacağını şimdiden belirleyin.
- Ev halkının geleceği: Evlilik, bebek, ev arkadaşı değişikliği gibi durumlarda kedinin evde kalacağını herkesin baştan kabul etmesi gerekir.
Bu sorulardan birine "sonra düşünürüm" diyorsanız, sahiplenmeyi biraz erteleyin. Barınağa geri dönen kedilerin hikâyesi çoğu zaman kötü niyetle değil, planlanmamış bir hayat değişikliğiyle başlar.
Giderleri kalem kalem, baştan yazın
Kedi bakımının maliyeti tek seferlik bir alışverişten ibaret değil. Burada rakam vermiyoruz, çünkü şehre, markaya ve kliniğe göre değişir. Aşağıdaki listeyi elinize alıp kendi çevrenizdeki güncel fiyatları sorarsanız gerçekçi bir aylık bütçe çıkarabilirsiniz.
Bir kereye mahsus başlangıç kalemleri
- Sert plastik, üstten açılabilen taşıma kabı
- Kum kabı ve kürek
- Mama ve su kapları
- Tırmalama tahtası veya tırmalama direği
- Yatak ve saklanabileceği kapalı bir alan
- Oyuncaklar
- İlk veteriner muayenesi ve aşı serisi
- Kısırlaştırma operasyonu
- Mikroçip ve kimlik kaydı
- Balkon ve pencere filesi montajı
Düzenli olarak tekrar eden kalemler
- Kuru ve yaş mama
- Kedi kumu
- İç ve dış parazit koruması
- Yıllık aşı tekrarları ve kontrol muayenesi için ayrılan pay
- Tırmalama tahtasının yenilenmesi
- Tarak, tırnak makası gibi bakım malzemeleri
- Beklenmedik sağlık sorunları için kenara ayrılan acil bütçe
Son madde en çok atlanan madde. Kedi hastalandığında masraf plansız gelir ve bu, tedaviyi ertelemenin gerekçesi olmamalı. Küçük de olsa düzenli bir kenar payı ayırmak, ileride "param yok" diye geciktirilen bir veteriner ziyaretini önler.
Kedi eve gelmeden önce evi hazırlayın
Balkon ve pencerelere file taktırın
Yüksekten düşme, kedilerde sık görülen ve ölümcül olabilen bir kaza türüdür. Kedi düşerken dengesini toplayabilir ama çarpma etkisini emmez; çene kırığı, akciğer hasarı ve iç kanama görülebilir. Alçak katlar da dahil, her katta risk vardır.
Sineklik teli bu iş için yeterli değil; kedi ağırlığını verdiğinde çerçeveden ayrılır. Kedi filesi olarak satılan dayanıklı ürünlerden, sıkı monte edilmiş şekilde kullanın. Vasistas tipi açılan pencereler ayrı bir tehlike: kedi aradan geçmeye çalışırken sıkışabilir. Bu pencereler için de koruma takın ya da kedi evdeyken kapalı tutun.
Zehirli bitkileri evden çıkarın
Zambak grubu bitkiler kediler için çok tehlikelidir; yaprağı, çiçeği, hatta poleni bile risk taşır. Difenbahya ve sarmaşık da kedilerin uzak durması gereken bitkiler arasında. Kesme çiçek buketlerinin içinden zambak çıkabileceğini unutmayın.
"Yüksek bir rafa koydum" çözüm değil, çünkü kedi tırmanır. Bu bitkileri evden tamamen çıkarmak en güvenli yol. Kedinizin bir bitkiyi kemirdiğinden şüpheleniyorsanız beklemeden veteriner hekime başvurun ve mümkünse bitkinin bir parçasını yanınızda götürün.
İp, lastik ve kordonları ortadan kaldırın
Yün ipi, dikiş ipliği, saç lastiği, kurdele ve süs telleri kedilerin yutmaya çok meyilli olduğu nesnelerdir. Kedinin dili geriye dönük yapıdadır; ipi ağzına aldığında bırakamaz ve yutmak zorunda kalır. Yutulan ip sindirim sisteminde ciddi hasar yaratabilir ve cerrahi müdahale gerektirebilir.
Aynı şekilde elektrik kabloları, şarj kordonları ve perde ipleri hem kemirme hem boğulma riski taşır. Kabloları kablo koruyucu içine alın, perde iplerini yukarı sabitleyin, dikiş kutusunu kapalı bir çekmecede tutun. Oltalı oyuncakları oyun bittikten sonra ortada bırakmayın.
Temizlik ürünlerini ve küçük eşyaları kaldırın
Çamaşır suyu, deterjan ve özellikle jel kapsül deterjanlar kedi için tehlikelidir. Bunları kilitli ya da mandallı bir dolaba kaldırın; kediler basit dolap kapaklarını açmayı çabuk öğrenir. İnsan ilaçlarını da açıkta bırakmayın ve kedinize kendi kararınızla asla insan ilacı vermeyin.
Çamaşır makinesi ile kurutucunun kapağını kapalı tutun, çalıştırmadan önce içine bakın. Çöp kutusunu kapaklı olanla değiştirin. Küçük mıknatıs, düğme pil ve oyuncak parçalarını ortadan toplayın.
Yavru mu yetişkin mi, nereden sahiplenmeli
Yavru kedi sevimlidir ama neredeyse tam zamanlı gözetim ister: tırmanır, düşer, kabloya yönelir, geceleri sizi uyutmaz. Karakteri de henüz oturmamıştır; yani "sakin bir kedi istiyorum" diyorsanız yavruda öngörü şansınız düşüktür.
Yetişkin kedinin belirgin avantajları var. Huyu bellidir, sizinle nasıl bir hayat kuracağını baştan görebilirsiniz. Çoğu tuvalet alışkanlığını kazanmıştır. Enerji seviyesi ve diğer hayvanlara karşı tutumu bilinir, sağlık geçmişi hakkında bilgi alınabilir.
Barınaktan ya da sokaktan sahiplenmek, yeri kolay dolmayacak bir canlıya yer açar. Barınak görevlileri ve gönüllüler genellikle kedinin karakteri hakkında dürüst bilgi verir; çoğu zaman aşı ve kısırlaştırma işlemleri de yapılmış olur. Sokaktan aldığınız bir kediyi ise eve sokmadan önce veteriner kontrolünden geçirin. Evde başka kedi varsa yeni gelenin ilk dönemi ayrı bir odada geçirmesi gerekir.
Sahiplenmeden önce evdeki herkese alerji sorusunu açıkça sorun. Kedi alerjisi tüy uzunluğuyla değil, kedinin salyası ve derisindeki proteinle ilgilidir; "tüy dökmeyen" bir ırk seçmek garanti sağlamaz. Şüpheniz varsa karar öncesinde bir hekime danışın. Kedi eve geldikten sonra fark edilen alerji, geri verilmelerin yaygın sebeplerinden biri.
İlk hafta: acele etmeyin
Yeni gelen kediyi tüm eve salmayın. Tek bir odada başlatın ve o odaya kum kabını, mama ile su kaplarını (kum kabından uzak bir köşeye), yatağını, tırmalama tahtasını ve saklanabileceği kapalı bir kutuyu koyun.
Saklanmasına izin verin. Yatak altına ya da dolap arkasına girmesi normaldir ve günlerce sürebilir. Zorla çıkarmayın, üstüne eğilmeyin, kucağa almaya çalışmayın. Odaya girip yere oturun, sakin bir sesle konuşun, onunla ilgilenmiyormuş gibi davranın. Yaklaşma kararını kedinin vermesi gerekir.
İlk hafta misafir çağırmayın, ses düzeyini düşük tutun, mama saatlerini sabitleyin. Evde başka hayvan varsa tanıştırmayı kapı arkasından koku alışverişiyle başlatın ve günlere yayın. Kum kabı için, kedinin geldiği yerde kullanılan kumla başlayıp değişikliği kademeli yapın. İlk günlerde iştahın az olması görülebilir; ancak kedi bir günden uzun süre hiç yemiyor, su içmiyor, kusuyor ya da tuvaletini yapmıyorsa veteriner hekime başvurun.
İlk veteriner ziyaretinde ne yapılır
Kediyi eve aldıktan sonraki ilk birkaç gün içinde randevu alın. Bu ziyarette genellikle şunlar ele alınır:
- Genel muayene: Kilo ve vücut durumu, ateş ölçümü, kalp ile akciğer dinlemesi, göz, kulak, ağız ve diş kontrolü, deri ve tüy muayenesi.
- Parazit değerlendirmesi: Dışkı örneği istenebilir. İç ve dış parazit koruması için düzenli bir program çıkarılır.
- Aşı takvimi: Kedinin yaşına ve geçmiş kayıtlarına göre planlanır. Elinizde kayıt yoksa hekim baştan bir takvim oluşturur.
- Kısırlaştırma görüşmesi: Uygun zamanlama ve beklenen faydalar konuşulur. Karar, muayene sonrasında veteriner hekimin değerlendirmesiyle netleşir.
- Kimliklendirme: Mikroçip ve kayıt işlemleri, kedinin kaybolması ihtimaline karşı işe yarayan adımdır.
- Ek testler: Sokaktan gelen ya da evde başka kedi bulunan durumlarda hekim ilave testler önerebilir.
Ziyarete giderken aklınızdaki soruları yazıp götürün: mama seçimi, günlük porsiyon, tırnak bakımı, taşıma stresi. İnternette okuduğunuz bir tedaviyi kendi başınıza uygulamayın; ilaç ve doz kararı yalnızca muayene eden veteriner hekime aittir.
Sık Sorulan Sorular
Kediyi bir hafta tek başına evde bırakabilir miyim?
Hayır. Otomatik mama ve su düzeneği kursanız bile su devrilebilir, kum kabı dolar, mama tükenir ve en önemlisi kedi hastalandığında bunu fark edecek kimse olmaz. Kısa seyahatlerde bile günde en az bir kez eve uğrayacak birini ayarlayın ya da pansiyon planlayın.
Yetişkin kedi bana alışır mı?
Evet. Yetişkin kediler yeni eve genellikle birkaç hafta içinde uyum sağlar, bazıları yavrulardan daha hızlı bağ kurar. Belirleyici olan yaş değil; sabırlı bir başlangıç ve tutarlı bir günlük düzen.
Balkonum kapalı, yine de file gerekir mi?
Kapalı balkonda da pencereler açılıyorsa file gerekir. Havalandırmak için araladığınız bir kanat kediye yeterli açıklığı sunar. Ayrıca vasistas pencereler kapalı balkonlarda da sıkışma riski taşır.
Evde küçük çocuk var, kedi sahiplenebilir miyiz?
Sahiplenebilirsiniz, ancak kuralları önceden koymak gerekir: kedi yemek yerken ya da kum kabındayken rahatsız edilmez, saklandığı yerden çekilerek çıkarılmaz, kucağa zorla alınmaz. Çocuk ile kedinin ilk buluşmalarını gözetim altında ve kısa tutun. Kediye çıkabileceği yüksek bir alan bırakmak, sorunların çoğunu baştan çözer.



